15 Şubat 2010 Pazartesi

KURU KÖFTE:

Sevgili arkadaşlarım,dostlarım hepinize günaydın;
Dün sizlere diyette oldugumu yazmıştım. Ögleden sonra tüm diyet malzemelerımı almak ıcın bır markete gıttım. Dönüş yolunda ne yazıkkı , kırmızı ışıkta önumdekı araca çarptım. Yeşil ısık yandıgı ve ilerledigimiz bir  anda önumdekı arac bır anda cok anı bır fıren yaptı , onundekı aracı kılpayı vurmadan kurtuldu ama ne yazıkkı ben o şansa sahip olamadım.. Tabı bendekı panıgı hıc sormayın . 3 yasındakı oglum Deniz Emrenın nasıl korkup agladıgını  ve benım etrafıma dolusan ınsanlarla o panıgı daha bır derınden nasıl yasadıgımı tahmın edersınız.. 19 yıldır araba kullanıyorum. Ve belkı size  tuhaf gelecek  19 yıl boyunca benı bır tek polis memurunun durdurup da ehlıyet ruhsat lütfen demeyen, tek bır cezam olmayan, gercekten usta şöför oldugumu kesın kanıtlayan bunuda  Antalyaya o virajlı yollara 4 kez  gıderek kanıtlayan ben (Antalya yolu benı tuttugu ıcın eşime vermiyorum:)), bir anlık dalgınlıkla önumdekı arabaya arkadan çarptım. Hala dusunuyorum nasıl oldu, şaşıyorum. Belkıde dıyette oldugum ıcın kan şekerım dustu dalgınlık oldu dıyorum ve baskada bır açıklama getıremıyorum. En cok üzüldugum noktada eşime 19 yıl boyunca sureklı kazam yok deyıp,gururlanıp, hava atmam ve bu itibarımın sarsılması. Aslında çok usta şöför oldugumu ve herzaman kendıme cok fazla güvendıgımı söylesede bazı zamanlarda kızdırmadan duramayan eşim artık her fırsatta benımle dalga gececek ve benı kızdıracak. . Şimdi bu itibar ne yazıkkı çizildi:))
Kazaya gelınce aslında kaza denmez , çunku ıkı taraftada herhangı bır göçük olusmadı. Benım arabada sadece plakanın, hertarafı egri bir şekilde yere dustu, karsı araçta ıse dıstan bakınca bırsey yoktu ama sadece bagajı kapanmıyordu. Hemen servise gittik.Tüm prosedürleri tamam ladık. Neysekı ıyı bır beyefendıye rastladımda sorun olmadan anlastık ve ayrıldık. Allah herkesın yolunu açık etsin diyorum ve tarıfıme geciyorum.

KURU KÖFTE
Malzemeler:
1 kg az yaglı  kıyma,
Ekmek içi (kurutulmuş, blendırdan geçirilmiş)
2 adet soğan,
Yeteri kadar tuz,
karabiber,
1 adet yumurta,
İstege baglı kırmızı biber.
Hazırlanışı:
Soganlar çok ince olarak küp küp dogranır.  Kıyma, yumurta , çekilmiş ekmek,  tuz,  karabiber de ilave edilerek yoğrulur ve elle köfte şekline getirilir. Daha sonra kısık ateşte kızarana kadar pişirilir. Pişen köfteler yagını emmesı ıcın havlu kagıdın üzerine alınır. Daha sonra servis tabagına alınarak arzuya göre servis yapılır.
Afiyet Olsun...






Arkadaşlar,dostlar,lezzetseverler, BEN DİYETTEYİM.. :)
Bu siteyi açtıgım 3.5 ay zarfında tam 4 kılo almısım. Ogun bugundur, pişiriyorum,yiyip içiyorum, hiçbirşeye dikkat etmiyorum ve hominigırtlak gidiyorum. 2-3 günde bir tartılara çıkan, dikkat eden, spor yapan  ben tartıya çıkmaz olmuştum. Bir nevi tartımla  köşe kapmaca oynuyordum:)) Tartıyı gördüğümde kaçıyorum, sağımdan solumdan pırtlayan fazlalıklara aldırmayıp, şişkinliktir şişkinlik gibi sözlerle geçiştirip umursamaz bir hal sergiliyordum. Ta ki geçen gün tartıda gerçekle yüzleşene kadar. İbre gittikçe yükseliyordu ve benim acil bir önlem almam gerekiyordu. Geçmişte ciddi kilolar almış ve bir gayretle o kilolardan  ogullarımın sünnetinde giyecegım gece elbisesine sıgacagımı hayal edip kurtulmuştum. Aslında hayalın ötesınde gidip begendıgım elbiseyı 42 bedende ıken 38 bedende elbise alarak başarmıstım. Gayret edip o elbiseye girebilmiş ve amacıma ulaşabilmiştim.. Ama o verdigim 7 kilonun hepsi fazlasıyla gelmiş yakama yapışmıştı . Pazartesi yani bugun diyete gireceğimden hazırlık olsun diye dün tam 6 tane lahmacun yedim. Nasıl hazırlık bu dediğinizi duyar gibiyim:)))Bir nevi benim için sahalara veda anlamına geliyordu. Yani yine benden birşeyler eksilecekti diyette oldugum zaman içinde:))
Bugün yepyeni  bir güne uyandım. Sabah kahvesi ile birlikte diyete başladım. Diyet programımı sağ tarafta gördüğünüz "Yaklaşmayın Diyetteyim" bölümünden hergün takip edebilirsiniz. Bugün 1. günüm .bakalım gercekten çok inançlıyım.
Peki dıyeceksınız nasıl bır anda böyle bır karar aldın dıye Kilo vermem gerek, diyetteyim dediğimde “kimse ihtiyacın yok saçmalaaamaaa” demiyordu ve  demekki  bir sorun vardı:))) Kırmızı alarm çanları çalmaya başlamıstı. Ama asıl bir anda diyete baslamamın nedenini anlatmak ıstiyorum arkadaslar.Apartmanda bir komşum var. Ve dun onu gordugumde ınanılmaz bır şok yasadım. Çalışan bir bayan oldugu için sanırım 2 aydır karsılasmıyorduk. Tam 15 kılo verdıgını söyleyınce gercekten ınanamadım. Öyle çok zayıflamıstıkı, bu beni çok etkıledı. Ben çok azımlıyımdır aslında. Kafama koydugum bır seyı mutlaka ama mutlaka yaparım. Sadece ınanıp, çok ıstemem lazım. Zayıflamayıda çok ıstedıgım ıcın hemen bugun bu dıyete (isveç Diyet) başladım. Bakalım nasıl böyle lezzetler yapıp, sunup, birde dıyete devam edecegim. Size gunluk bıldırecegım.
AFİYETLE VE FORMDA KALMANIZ ÜMİDİYLE..

14 Şubat 2010 Pazar

EV İŞİ FINDIK LAHMACUN:


MALZEMELER:
Hamur için:
4 su bardağı un (eklemeniz gerekirse ilave ediniz)
1 çorba kaşığı toz maya (1 kahve fincanı şekerli ılık süt ile 5 dk. kabartılmış)
1/2 çay bardağı sıvı yağ
1/2 Tatlı Kaşığı Toz Şeker
2 yemek kaşıgı yogurt
2 çay kaşıgı tuz
Yeteri kadar ılık su (ben 2 su bardağı ile başlayıp gerekirse ilave ediyorum)

İç harç:
500 gr orta yağlı koyun kıyması,
250 gr. ince ince kıyılmış kuru soğan,
2 adet orta boy domates (soyulup,küp küp doğranmış)
1/2 demet ince kıyılmış maydanoz
2 yemek kaşığı biber salçası
Pul biber
1 yemek kaşığı tepeleme yumuşak margarin
Tuz
Karabiber

YAPILIŞI:
İç harç için gerekli tüm malzemeler derin bir kapta el ile iyice yoğrularak, harmanlanır ve  üstü kapalı olarak biraz bekletilir. Bu arada geniş bir kabın ortasına un konur, ortası havuz gibi açılır.Ortasına sütlü maya , tuz ,Yağ , ılık su ilave edilerek yumuşak bir hamur hazırlanır, kabarıncaya kadar üstü nemli bir bezle kapalı olarak bekletilir. Kabaran hamurdan ceviz büyüklüğünde bezeler alınır, merdane ile ince açılır, harç el ile azar azar yayılır, yağlı kağıt ile kaplanmış tepsiye dizilen lahmacunlar, önceden 200 derecede ısıtılmış fırında üstleri kızarana kadar pişirilir.

13 Şubat 2010 Cumartesi

AŞK KURABİYESİ:


Sevgili arkadaşlarım bugün gündem konumuz , Sevgililer Günü; sevgi , aşk, kırmız gül , kırmızı kalpler , pembe pembe pastalar.Şimdi 14 şubat sevgililer günü olması vesilesiye ,sözlerime şöyle devam etmek istiyorum.Tüm dostlarımın,arkadaşlarımın,  ve şu an bu yazıyı okuyan tüm lezzet severlerin sevgililer gününü buradan, canı gönülden kutluyorum..
''Bazen oyle birisi cikar ki karsiniza, oyle bir zamanda girer ki hayatiniza, daha onceki iliskilerinizde yasadiginiz tum olumsuzluklari unutturur birden . Ne kadar korusaniz da kendinizi bir kez daha aci cekmemek icin, karsi koyamazsiniz duygulariniza. Cok fazla direnmez ve butun kapilarinizi acarsiniz ona. Ve hadi dersiniz "gel iceri, gel ve askini ispatla bana". Beklediginiz yada şu an inandıgınız kişinin dogru kişi olması ve sevginizin bir ömür boyu sürmesi dileklerimle''...
Konu sevgi oluncada,  bu konu ile ilgili Can Dündar'ın en sevdigim şiiriyle sözlerimi noktalıyorum.

Sevgi emekmiş...
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş..
Can yücel

Malzemeler:
25 gr yumuşak kurabiye,
110 gr şeker,
3 su barağı un,
1 yumurtanın sarısı,
1 paket kabartma tozu,
Yarım su bardagı bal


Yapılışı:
Terayag, şeker ve yumurta sarısını mikserle iyice çırpın. Bal, un ve kabartma tozunu ekleyin. Gerekirse un ilavesi yapınız.
Hamuru unlanmış tezgahta 5 mm kalınlıgında açın. Kalıpla keserek yaglı kağıt serili tepsiye dizin ve önceden ısıtılmış 160 dereceye ayarlı fırında 10-15 dk pişirin. Sogumaya bırakın.
Şeker hamurunu elinizel yumuşatıp merdaneyle açın. Aynı kalıpla parçalar çıkarın. Kurabiyenin üzerine incecik bal sürün. Gıda boyalarıyla renklendırdıgınız şeker hamuru ile süsleyip, hamurlar donunca servis yapınız.

12 Şubat 2010 Cuma

AKDENİZİN YERLİSİ KEÇİBOYNUZU(HARNUP)


Ilıman iklimlerde yetişen keçiboynuzunu yeniden keşfetmenin ve asırlardır insanlığın hizmetindeki bu meyveyle şifa bulmanın tam vakti.
Akdeniz'in yerlisi keçiboynuzu, Mısırlılardan günümüze kalan hiyerogliferde görebileceğimiz birkaç meyveden biri. Musevilerin TuBişvat bayramının geleneksel yiyeceği keçiboynuzuna, Hıristiyanlar Aziz John'un ya da Yakup Peygamber'in ekmeği adını veriyor. 1930'lardaki İspanya İç Savaşı'nda ve İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgaline uğrayan Yunan Adaları'nda, halkı açlıktan ölmekten kurtaran tek şey, orada yetişen keçiboynuzuydu.
Doğada ağırlığı değişmeyen çok az tohumdan biri keçiboynuzu tohumu. Dört tanesi bir dirhem eden tohumları, yüzyıllar boyunca Araplar, Selçuklular ve Osmanlılar tarafından elmas gibi değerli taşları tartmak için kullanıldı. Keçiboynuzu, Lokman Hekim'in değer verdiği bitkilerden biri aynı zamanda. Hikâye Anadolu'nun farklı köşelerinde, başka bitkiler için de anlatılsa da doğruluk payı olma ihtimali yadsınamaz: Yolu Akdeniz taraflarına düşen Lokman Hekim, keçiboynuzu ağaçlarını görünce şöyle der: "Buranın halkının bana ihtiyacı yok çünkü burada keçiboynuzu var..." Anadolu'da 'harnup' ya da 'boynuz' olarak bilinen meyve tarih boyunca ne kadar önemsenmişse de artık, geçmişteki kadar yer almıyor hayatımızda.
İlk 15 yıl meyve vermeyen ve Kıbrıs, Libya, Malta, İtalya, Suriye, Fas, Tunus, Cezayir, Yunanistan ve Türkiye gibi ülkelerin ılıman Akdeniz iklimini seven keçiboynuzunun meyvesi neredeyse bir yılda olgunlaşıyor.
Türkiye'de en çok Antalya, Mersin ve Muğla'da yetişen meyve, şekerin kolay bulunmadığı zamanlarda, tatlandırıcı olarak kullanılıyordu.
Kolesterol ve kafein içermeyen keçiboynuzu, kakaoyu andıran aroması ve içindeki balıyla çikolata ve tatlı yiyemeyenlerin imdadına yetişiyor.
Cinsel gücü artırdığı, içindeki gallik asit nedeniyle astım hastalarına iyi geldiği biliniyor. Uzun süre tok tutan keçiboynuzu meyvesinden yapılan pekmez de sindirim problemi çekenler için en doğal ve lezzetli deva.
Sigarayı bırakanlar içinse güçlü bir balgam söktürücüdür.

11 Şubat 2010 Perşembe


TAŞINDIM!!!!
Merhaba sevgili arkadaşlarım;
Uzun süredir aklımda olan kişisel yemek siteme geçişimi tamamlamış bulunmaktayım. Yaklaşık 3
aydır kullandığım ''blogspot'' altyapısından bloğumu ''com''altyapısına geçiriyorum ve bundan sonraki yazılarımı ,tariflerimi, http://www.cemilecelezzetler.com adresinde yazıyor ve yayına devam ediyor olacagım.
Yeni adresimde görüşmek dileğimle,
Sevgiyle ve Afiyetle kalınız.
Cemile Okşar

YOGURTLU, MAYONEZLİ KARNABAHAR:

Günaydın lezzet sever arkadaşlar;
Facebook'ta tanıştıgım, 2 gün önce tanısmamıza ragmen yüreginin sıcaklıgını ve samimiyetini,sevgisini  derınden içimde hissettigim,  merak ettiğim, karşılaşmayı çok istedigim, bir bayan http://kutsalsofra.blogspot.com/.
 2 gün ugraştım; temamı nasıl degiştirecegimi, arşivi nasıl  taşıyacağımı ve nasıl kategorilendireceğimi bilmiyordum.  Sevgili (Kutsal Sofra-Kutsal Çeyiz), sitemdeki yeni sayfa düzenini bana hiçbir çıkar gözetmeden yapmamda yardımcı oldu. Ve şu andaki sitemin teması oluştu. Kendisine buradan tekrar tekrar teşekkürlerimi sunmak istiyor ve dostlugumuzun daim olmasını diliyorum...
Gelelim bugunkü tarifimize:

Malzemeler:
1 adet küçük karnabahar,
2,5 bardak yoğurt,
3-4 kaşık mayonez ,
Kırmızı biber,
2 diş sarımsak,
Biraz sıvı yag,
Tuz .


Yapılışı:
Karnabaharı parçalara ayırıp, yıkayın ve buharda veya tencereye bir parmağı geçmeyecek şekilde su koyarak haşlayın. Soğuduktan sonra, servis tabağına alın. Ayrı bir kapta mayonezi,yogurdu ,tuzu, ve sarımsaklarımızı ekleyip karıştırın. Servis tabagımızdaki karnabaharlarımızın üstüne dökün.Bir tavada yag ve kırmızı biberimizi yakınız ve üzerine dökünüz.
Afiyet olsun..

CEMİLECELEZZETLER   © 2008. Template Recipes by Emporium Digital

TOP